1963 yılında İstanbul Eyüpsultan’da dünyaya gelen ve aslen Erzincan Kemah Yücebelenli olan İbrahim Sadri, ilk ve orta öğrenimini Kasımpaşa’da tamamladı. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde başladığı yükseköğrenimini yarıda bıraktıktan sonra Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nden mezun oldu.
Sanat hayatına 1982 yılında Bilsak Tiyatro Atölyesi’nde adım atan Sadri, 1985 yılında kendi yazdığı İnsanlar ve Soytarılar adlı oyunla profesyonel sahneye çıktı. Yedi yıl boyunca tiyatroyla ilgilendi, Anadolu turnelerine katıldı ve çeşitli gazete ile dergilerde yazı ve şiirleri yayımlandı. Radyo ve televizyon kariyerinde ise Akra FM’de Eşref Saati gibi programlarla öne çıkan sanatçı, Kanal 7, TGRT ve diğer kanallarda sunuculuk yaptı. 1998 yılında yayımlanan Adam Gibi albümüyle geniş kitlelere ulaşan Sadri, kendini öncelikle bir tiyatrocu ve şiir yorumcusu olarak tanımlıyor.
Seyirciyle doğrudan iletişim kuran interaktif yapısıyla dikkat çeken İbrahim Sadri Sineması, 1970’li 1980’li ve 1990’lı yılların gündelik hayatını mizah anılar arşiv fotoğrafları şiirler ve dönemin unutulmaz şarkılarıyla aynı sahnede harmanlıyor.
Yazlık sinemalardan İstanbul trafiğine, iftar davetlerinden seyyar satıcıların maceralarına, minibüs muavinlerinden eski İstanbul’un renkli hikâyelerine kadar geniş bir panorama sunan gösteri, yaklaşık iki saat sürüyor. Teknik yönetmenliğini Furkan Eren’in üstlendiği yapım, mizahi ve samimi üslubunun yanı sıra edebiyat ve sanat dünyasının unutulmaz isimlerine de yer veriyor. Sadri’nin kendi üslubuyla seslendirdiği şiirler, performansın en önemli bölümlerini oluşturuyor. Sanatçı, gösteriyi klasik bir tiyatro oyunundan ziyade şiir duygusal öyküler menkıbeler ve şakaların iç içe geçtiği hayat gibi bir anlatı olarak tanımlıyor.
Geçen sezon Gebze Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi ve Üsküdar Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşan gösteri, yeni sezonda da yoğun ilgi görüyor. Maltepe’deki açılışın ardından Başakşehir durağının ardından 25 Ekim’de Eyüpsultan’da sahne alacak. Kasım ayında ise Bolu Sakarya ve Ankara başta olmak üzere Türkiye’nin farklı şehirlerinde perdeler açılmaya devam edecek. Sadri, yaklaşık 32 yıl sonra bu formatta sahneye dönmenin kendisini genç hissettirdiğini ve seyircinin de bu tür gösterilere özlem duyduğunu ifade ediyor.